Jay-Jay Johanson - Believe In Us
Hala dinlemeyen varsa..İşaret parmağının ucunda.
Jay-Jay Johanson - Believe In Us
Hala dinlemeyen varsa..İşaret parmağının ucunda.
The littlest things that take me there
know it sounds lame but its so true
SIKILMAK
Ertelemek, yaşamın mayasını kaçırır…
Kızdıysan bağır, sevindiysen söyle, acıktıysan ye, uykun geldiyse yat, özlediysen arkasından koş, sıkıldıysan çarp kapıyı çık, konuşmak istiyorsan konuş.
Sonraya ertelenen ne varsa ruhunu, kokusunu, tazeliğini, öz suyunu yitirir…
Söylenmeyen sözler de zamanaşımına uğrarlar. Yaşlanmaya benzer bu: Sözcükler de büzüşüp, küçülürler. Geriye dönüş yapıldığında o vurucu gücü, etkiyi beklemek hayaldir.
Hiçlik / Ferhan Şaylıman
Bugün sıcacık çayını alıp, camın kenarına oturup, yağan karı izleme günü olsunmuş. “Have a beu’tea‘full day!”

Güne bu şarkıyı duymadan başlayınca bir eksiklik hissettiğimden hiç bahsettim mi size?
Sometimes I feel like throwing my hands up in the air
I know I can count on you
Sometimes I feel like saying “Lord I just don’t care”
But you’ve got the love I need To see me through
Sometimes it seems that the going is just too rough
And things go wrong no matter what I do
Now and then it seems that life is just too much
But you’ve got the love I need to see me through
When food is gone you are my daily need
When friends are gone I know my savior’s love is real
You know it’s real. You got the love
Her yazdığı ayrı güzel, tekrar tekrar okunası şair; Cemal Süreya. Ölümünün 22.yılında saygıyla anıyoruz.
Türk televizyonlarındaki en kaliteli yemek programı kesinlikle Ntv’de yayınlanan Mucize Lezzetler. Her izleyişimde iştahım kabarıyor. http://www.refikaninmutfagi.com/

Artık büyüdü diyorlar bana
Ekmeğini salatanın suyuna banma
Ben artık büyüyüm
Zengin evlerinde Harry Potter oldum bu yaştan sonra
İstanbul’un kargaları İstanbul kadar kocaman
Bağırmak denen bir adam saltanatını kurmuş burada
Birçok şarkının ortasında yürürken İstiklal Caddesi
Tomtom Mahallesi’ne taşıyor beni
Ben yürümüyorum cadde yürüyor
Bir cadı olduğumu burdan anlıyorum
Hiçbir takım tutmuyorum, yıldızların takımından başka
Bilirsin işte erkekler büyükayı, kadınlar küçük cezve
Bugün bir harf girdi atmosferime, tutuştu ve yandı
Siyah bir gelinliğe benzeyecek bu şiir
Uzun kuyruklusundan
İmgelerle yer değiştiriyorum
Şiirin bir odasına üç yüz milyon vereceğim
Durmadan mazmunlara sürgün gidiyorum olmuyor böyle.
Cümle kapıların önünde kelimelerle beş taş oynuyorum.
Karanlık sokaklardan biraz korkuyorum
Ama korkmuyorum da esasında.
Pardon diyorum ayağıma bastığında dünya
saçlarımın ucundan başlıyor artık kırılma
Kelimelerin tadına bakıyorum
Zehrinden korktuğum acı kelimeler yutuyorum yanlışlıkla.
Kahverengi bir delik açıyor sayfanın ortasında Elimde tuttuğum sigara Ucu olmayan dize yakışıyor şiire